Hıeropolıs / Pamukkale

Lykos Vadisi'nin hemen üstünde, kaynak sularının ürettiği kalsiyum karbonat çökeltilerinin oluşturduğu beyaz traverten havuzlarıyla ünlü Pamukkale, eski çağlardan beri bir cazibe merkeziydi. Çok uzun zaman önce dahi bir "şifa merkezi" olarak bilinen ve ziyaret edilen Pamukkale, hemen yanıbaşında kurulmuş olan Hierapolis şehrindeki hamamlar ve kaplıcalarla adının anlamının (hieros = kutsal, polis = şehir) hakkını veriyor, birçok ünlü filozof ve bilim adamına ev sahipliği yapıyordu.

 

Hieropolis kentini Büyük İskender'in generallerinden Lysimakhos'un kurduğu düşünülüyor. Kent, MÖ 188 yılında ise Bergama Krallığı'nın eline geçmiş, Roma dönemindeyse Batı Anadolu'nun en zengin kentlerinden biri olmuştu. MS VII. yüzyılda buraya kadar ulaşan Arap ordularının istilası ve sonrasında gerçekleşen depremler Hieropolis'in de hem ekonomik hem de fiziki olarak harap olmasına neden oldu. IX. ve X. yüzyıllarda Doğu Roma İmparatorluğu'nun Makedon hanedanlığı döneminde toparlanır gibi olsa da, Selçuklu Türkleri ve Bizans arasında yaşadığı git-geller ve yeni depremler ile "sarsılmaya" devam etti.

1280px-Hierapolis_01.jpg

Fotograf: Bernard Gagnon

Bergama Krallığı zamanında II. Eumenes zamanında kurulduğu ve Bergama'nın efsanevi kurucusu Telephos'un karısı Amazonlar kraliçesi Hiera'dan dolayı, Hierapolis adını aldığı düşünülmektedir. MS 60'da Roma İmparatoru Nero zamanındaki büyük depremde tamamen yıkılan kent bütün Helenistik özelliğini kaybetmiş, bundan sonra Roma mimarisinde yapılmıştır.

 

Yukarıdaki fotoğrafta da görünen ve kentte XIX. ve XX. yüzyılda yapılan arkeolojik kazılar ile ortaya çıkarılan bazı önemli yapılar ve dönemleri şunlar:

Domitianus (Frontinus) Kapısı, üzerinde yer alan Latince ve Grekçe yazıta da ithafen Roma Kapısı olarak da anılır, Asya Prokonsülü Julius Sextus Frontinus tarafından MS 82-83 yıllarında yaptırılmıştır. Bu kapıyla birlikte yaptırılan 14 metre genişliğindeki Frontinus Caddesinin her iki tarafında dükkanlar, depolar, evler ve umumi tuvaletler bulunduğu bilinmektedir.

Kuzey Hamamları (Bazilika), MS II/III. yüzyıla tarihlenir. Bölgenin dağlarından getirtilmiş sarı renkli kireç taşından inşa edilmiş olan yapı uzun süre tedavi merkezi olarak hizmet vermiştir. V. yüzyılda ise kiliseye çevrilmiştir. Hamam, şehre girilmeden önce ziyaretçilerin yıkanması için şehrin dışına yapılmıştır.

Apollon Tapınağı, MS I. yüzyıla tarihlenir ve Hieropolis'in kardeşi Artemis ile birlikte en önemli iki tanrısından biri olan Apollon'a adanmıştır.

Tiyatro'nun, MS II. yüzyılın ilk yarısında Hadrianus zamanında inşa edildiği düşünülmektedir. Kısmen dağa dayanmış, kısmen de kemerler üzerinde yükseltilmiş halde, hem Yunan hem Roma mimarilerinin bir birleşimidir. Yaklaşık 15 bin kişilik kapasitesinin olduğu düşünülmektedir. Gladyatör dövüşleri de yapıldığı anlaşılan, Anadolu'nun en güzel sahne binalarından birine sahip olan tiyatronun sahne binasında Apollon ve Artemis'i betimleyen kabartmalar bulunur.

1631px-thumbnail.jpg

Fotograf: Carole Raddato

Nekropol (mezarlık), görkemli tümülüs tipi mezarları, aile tipi mezar grupları ve bağımsız lahitleri ile Anadolu'daki en çarpıcı nekropollerden biridir.

Aziz Philip Martyrium'u, Hz. İsa'nın on iki havarisinden biri olan ve Romalılar tarafından Hieropolis'te öldürülen Aziz Philippus için yapılmıştır. Şu anda kalıntıları görünen yapının MS V. yüzyılda Constantinopolis mimarlarına yaptırıldığı düşünülmektedir.

Büyük Hamam Kompleksi, MS II. yüzyılda inşa edilmiş olup, günümüzde Hieropolis Müzesi olarak da kullanılmaktadır. Termal kür odaları, soğuk su odaları ve bir kütüphanenin de yer aldığı düşünülmektedir.