• Volkan

soru ve cevaplarla TÜRK KİMDİR? OSMANLI KİMDİR? ~ Cemal Kutay

© 2014, Acar Bilgi Merkezi / Haziran 2014



Ekşi Sözlük'te bir yazarın "Okunsa bir dert, okunmasa bir dert olan adam" olarak tanımladığı Cemal Kutay'ın, yıllar önce okuduğum bu kitabını, aldığım tarih notlarına ilaveler yapmak üzere üzerinden geçtim bu haftasonu.


Kitap Türklüğün en eski destanlarından başlayarak, -isimlerini kendisinin mi koyduğundan emin olamadığım ve başka kaynak da bulamadığım- Koyunlulular (Hiyonglular) ile devam ederek, Teoman, Mete, Atilla ve sonrasında Selçuklular ve Osmanlılar'ı soru-cevap şeklinde anlatıyor.


Kitabı değerlendirmeyeceğim; buna karşın fikir verecek kısa iki alıntıyla kayıtlara almakla yetineceğim.


Tarihle kalın.




Sf.57

Miras kuralları çok düzgündü. Baba yurdunda oturacak olan küçük oğul, evi ve toprağı alırdı. Buna Tekin (Oba bekçisi) derlerdi. Sürüler ve eşya büyük kardeşe kalırdı. Ortanca kardeş varsa, ona bir kılıç ile yay ve ok kalırdı. Ona Adsız derlerdi. Adsızlar, oba, ana, baba aramaya çıkarlardı. Von Müller diyor ki: Bu usül, Türklerde erkek çocuklarının hayatı kol ve kafa gücüyle kazanmasını, büyük işler başarmasını, cesaret ve atılganlık sahibi olmasını sağlamıştır. Selçukluları ve Osmanlıları büyük birer devlet yapanlar, işte bu Adsızlardır; Türklerin destanları, bu Adsızların kahramanlıklarıyla doludur. Bu töre ile Türkler, çocuklarından birisine, dünyayı gezmeyi, büyük maceralara ve teşebbüslere girmeyi telkin etmişlerdir. Kişilik ve şahsiyetin teşekkülünde öylesine büyük tesiri olmuştur ki ortanca erkek çocuk olmak adeta imtiyaz sayılmıştır. Bu çocukların babalarının kılıcı belinde, yayı elinde, oku omuzunda obayı terketmesi, törenlerle uğurlamanın şöleni ile kutlanırdı.


Sf.103

Burada, hiçbir aşırılığa, milliyetçilik heyecanına kapılmadan, tarihi gerçek olarak söylenecek söz ve hatırlatılacak hakikat var. Anadolu'da, bıraktıkları eserler hala hayranlık yaratan Sümerler, Akadlar, Alamlar, Etiler kelime tam anlamı ile Türktü... Selçukluların ve daha sonra onların devamı olan Anadolu Selçukluların ve onların halefi olan Osmanoğulları'nın Türk devletlerinin, Sümerler, Akadlar, Etiler'den farkları Müslüman olmalarıdır. Bu bakımdan Anadolu'da, Elen uygarlığından çok önce kökleşmiş, yerleşmiş, çağını ve geleceği kucaklamış bir Türk medeniyeti vardı. Selçuk İmparatorluğu kurulunca, Müslüman Oğuzlar, yeni zaptedilen ülkelerden ardı ardına İran ve Azerbaycan'a göç etmeye başlamışlardır. Malazgirt'ten sonra Ege ve Marmara kıyılarına kadar varan Türk genişlemesinin toprakları içine, Türkler, bitip tükenmez dalgalar halinde yerleşmişlerdir. Sadece kendileri gelmemiştir. Müslümanlıkta, en güz veciz inandırıcı ve yaşatıcı anlamını bulan İslam-Türk yaşayışını ve medeniyetini de beraberlerinde getirmişlerdir.

Yorum ve önerileriniz için şimdiden teşekkürler.

Volkan

2 views0 comments